Geçmişten bugüne Haydarpaşa Garı

İstanbul’un ilk kapısı, şehirle ilk tanışma yeriydi bir zamanlar. Haydarpaşa Garı, ayrılıklar ve kavuşmalar ile perçinlenen anılarda, büyük vitraylı pencerelerinden sızan ışık, barok usulü süslenmiş büyük salon, tahta bavullar ile “Seni yeneceğim İstanbul” klişesi, bu şehir ile tanışmamış olanların bile bildiği bir yer haline geldi. Kardeşi Sirkeci İstasyonu batıdan gelen misafirleri İstanbul’un doğu havası ile tanıştırırken, Haydarpaşa Garı, doğudan gelen …

View Post

Mimar Hacı Alaaddin ve Türk Mimarlığına Etkileri

Türk mimarlık tarihinde tozlu raflarda kalmış sayfalarından birisi şüphesiz ki Konyalı Hacı Alaaddin için ayrılmışyır. Klasiklerden sonraki Türk mimarlığının tanınmışları arasından onun sanatına verilen değerin neredeyse yok denecek derecede olması ve yılların üstüne toz çekmesi ile adı kaybolmuştur. Dönemin Konya ve Bursa kökenli mimarlık okullarını takip eden üçüncü Türk mimar okulu direk olarak onun adını taşımaktadır. Bu okuldan da Sinan, …

View Post

Tarih Öncesi Mimarlık – Toprak Yapılar

Doğu, Uzakdoğu, Amerika ve Afrika gibi kıtalarda rastladığımız tarih öncesi toprak yapıların mimarisi, bölgenin getirdiği şartlara bağımlı olarak farklı yapılarda karşımıza çıkar. Bu farklı yapıların aslında dayandığı 2 temel bulunur. Bunlardan ilki Adobe tekniği, yani güneşte kurutulmuş toprak yapılar, diğeri ise pise veya Afrikada banco olarak adlandırılan ağaç kalıplar ile birlikte toprağın yığılıp, kurutularak katmanlar oluşturulması tekniğidir. Tarih öncesi toprak …

View Post

Avrupa Tarih Öncesi Dönem Mimarlığı

MÖ 5 ile 3 binyıllar arası tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlayan Avrupa halklarının konularında gelişimleri “neolitik mimarlık” kavramını ortaya çıkarır. Ne var ki, bu mimari yaklaşım, dikkate değer bir sonuç çıkarmayacaktır. Bretagne’den Katalanya’ya, İskandinavya’dan, İngiltere’ye kadar dağılmış bu mimari yaklaşım Kuzeybatı Avrupanın büyük bölümüne yayılmıştır. Dolmenlere sık rastlanır. Bilmeyenler için dolmen, dik bir binadan, dirsekli bir merdivenle çıkılan mezar …

View Post

Yakındoğu Tarih Öncesi Dönem Mimarlığı

Yakındoğu ve tarih öncesi dönem mimarisinde, bölgelerde gelişim başladıkça, köylüler yerleşik düzene geçtikleri dönemde tarımsal ve hayvansal teknikler, konut mimarisini de etkilemiştir. Özellikle Mısır ve Mezopotamya, yönetimlerin güçlenmesi ve devasa bir köle gücü ile önemli eserlerin ortaya çıkmasında etkendir. Dönemde kullanılan tekniklerin getirdiği çözümler genellikle hayvan derisinin kullanımı, bitkilerin örülmesi ile duvar ve çatı imalatı, sepetler aracılığı ile nakliye işlemleri …

View Post

Mimarlık ve Şehirleşmenin İlk Esasları

Aslen ilkel insan yoktur. İlkel araçlar vardır. Fikir, insanlığın başlangıçından beri kabiliyet ve yetenek olguları ile sabittir. İlk insan kendi ilkelliği ölçüsünde de olsa matematik bilincine sahipti, ölçü olarak dirseğini, ayağını, adımını kullandı. Üretmek, yaratmak ve enerjisini iyi kullanmak için bilinçsiz de olsa ölçü denen aracı keşfetti. Aslında bu keşiften beri fikir aynı fikir, psikoloji ise aynı psikoloji. Notlarımda yer …

View Post

3Ds Max Kısayolları ve Menü Komutları

Bir çok arkadaşımızın 3Ds Max yazılımındaki ana menü komutlarını ve kısayolları sorduğunu görmekteyim. Umarım bu bilgiler işlerine yararlar. Çalışma Alanı F – Ön Görünüm L – Sol Görünüm R – Sağ Görünüm T – Üst Görünüm B – Alt Görünüm C – Kamera Görünümü P – Perspektif Görünüm D – Görünüm Alanını Etkisizleştirme MMB (Mouse Orta Tuşu) – Görünüm Alanında …

View Post

Küllerinden doğan Hiroşima…

1945 yılının, 6 Ağustos günü, Japonya, İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında insanlık tarihinin bir daha görmek istemeyeceği bir katliam ile yüzyüze gelmişti. Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine atılan nükleer bombalar, en az 129 bin kişinin ölümüne yol açmış, ardından da nesiller boyu sürecek hastalıklara neden olmuştu. İşte tam da bu yıkım üstünden 70 sene geçmişken, gelin Japonların bu enkazın altından nasıl …

View Post

Mimarlık ve insan faktörü…

Nusret Hızır demiş ki; Kültür, insanın yaşamını olanaklandırmak için işlediği doğal ögelerin bütünüdür. İnsana, hiç değişmeyen doğada yaşama olanağı yoktur. Aslına bakarsanız bana pek doğru gelmiyor, daha doğrusu bu söylemin doğruluğunu kabullenmek hoşuma gitmiyor. Zira insan doğal ögeleri işlemek adı altında, doğayı katlettiği olgusunu normalleştiriyor, dahası insan, aslında doğa ile uyumlu halde gayet iyi yaşamını sürdürebilen bir hayvan iken, artık …

View Post

Sürdürülebilir Mimari nedir? Ne değildir?

Sürdürülebilir mimarlık, her ne kadar insana ve doğaya uyumlu kelimeleri ile tabir edilse de, insan faktörünün doğa ile uyumsuzluğu nedeniyle sadece doğa uyumlu demek daha doğru olabilir. Sürdürülebili mimari çalışmaların temel hedefi kaynak tüketimini minimum seviyeye indirmektir. Yani enerji tüketiminin mümkün olan en fazla oranını doğadan almak üzere yapılan mimari tasarımlardır. Peki, sürdürülebilir mimari gerekli midir? Gerekli ise neden gereklidir? …

View Post